Cumartesi, Kasım 22, 2008

Dev Kabak




Bir ara haberlerde yarım tonluk kabak üretildiğini duyunca kulaklarıma inanamamıştım. Bugün Makro ( Türkiye'de Metro) markette yarım tona yakın dev kabağı görünce duyduklarıma inanmak zorunda kaldım! Biraz küçük olanının fiyatı KDV hariç 190 euro (2o0 euro).
Sapsarı sakız kabaklarını da ilk kez gördüm. Daha önce rastlamadığım çok ilginç tropikal meyvelere de hayretle bakakaldım! Fotoğraf cep telefonu ile kaydedildiğinden biraz bulanık çıktı.

Cuma, Ekim 24, 2008

Badem Pare


Ben bu tarifte hazır teneke kutularda satılan pudra şekerli badem tozu kullandım. Asya ülkelerine ait marketlerde bu ürünü bulabilirsiniz. Salep gibi hazırlanıp sıcak olarak içilen, Faslıların da şarbat dedikleri bir tür içecek için kullanılan hazır karışım.
Malzemeler:
4,5 su bardağı un
200 gr. margarin (tereyağı kullandım)
2 su bardağı pudra şekeri
4 yumurta
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı toz badem
Şerbeti için:
5 bardak su
5 bardak şeker
1 dilim limon
Yumuşamış margarini mikserle 3 dk. çırpıyoruz. Mikseri en düşük seviyeye indirip pudra şekeri ilave ediyoruz. Unu karıştırma kabının içine döküyoruz. Ortasını havuz şeklinde açıp unun üzerine toz bademi, kabartma tozunu ve vanilyayı serpiştiriyoruz. Havuzun ortasına köpürttüğümüz yağı alıyoruz. Üzerine sürmek için yumurtanın bir tanesinin sarısını ayırıp geri kalanı yağın içine kırıyoruz. Yağla yumurtayı karıştırıp unu da üzerine alıp hamuru kulak memesinden az yumuşak kıvama gelinceye kadar yoğuruyoruz. Şekiller verip tepsiye diziyoruz. Hamurun üzerine ayırmış olduğumuz yumurta sarısının içine bir kaşık kadar sıvıyağ koyup fırça yardımıyla sürüyoruz.
Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında badem pareler kızarana dek pişiriyoruz.
Şerbetin hazırlanışı
Suyu, limonu, toz şekeri bir tencereye koyup ocağın altını yakıyoruz. Şerbet 3-4 dakika kaynadıktan sonra tatlımız fırından çıktığı anda kaynar şekilde üzerine gezdiriyoruz.
Tatlının şerbetini iyi çekmesini istiyorsak üzerine kapak kapatabiliriz.
Kaynak: Oktay Aymelek

Salı, Eylül 23, 2008

Baba tatlısı

2 yumurta
200gr. un
75 gr. margarin (erimiş, ben tereyağı kullandım)
1 yemek kaşığı toz şeker
2 silme tatlı kaşığı toz maya
2 çay bardağı ılık süt
1 paket vanilya

şurup için:
2,5 su bardağı su
2 bardak şeker
1 tatlı kaşığı limon suyu

Şurup için şekeri 10 dakika kaynatın. Limon suyunu ekledikten 1 dakika sonra ateşten alın. Mayayı ılık sütte eritin. Unu geniş bir kaba koyun, ortasını çukurlaştırın, mayalı sütü bu çukura dökün. Bir miktar unu sütün üzerine serpiştirip 10 dakika bekletin. Şeker ve yumurtayı çırpın. Erittiğiniz margarini ekleyin. Tüm malzemeyi tahta bir kaşıkla karıştırın. Düzgün bir hamur elde edin. Üzerini nemli bir bezle örterek tekrar 10 dakika bekletin. İyice yağlanmış kalıpları hamurla doldurun. Hamur iki katı kabarınca önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında yaklaşık 30 dakika pişirin. Fırından çıkardığınız tatlıları 5 dakika beklettikten sonra soğuk şerbetin içine atın. Şerbetini çektikten sonra tabağa alıp istediğiniz şekilde süsleyerek servis edin.

Not: Kullandığım kalıp ortası delik özel şambaba tatlısı kalıplarıdır.

Kaynak: Emin değilim ama Hürriyet gazetesi eki olabilir!

Cuma, Temmuz 11, 2008

Balkon bitkilerim


Bu sene balkonumda fesleğen, adaçayı, biberiye, kekik, taze soğan ve çilekden oluşan mini bir bahçe oluşturdum. Çilekleri yedik bitirdik elhamdülillah. Her günüm balkonumdaki gelişmeleri izlemek ve ev halkını sevincime ortak olmaya davetle geçti. Kızım; "anne senin bir bahçen olmalı" sözleriyle; bahçem olsa (inşaallah) hiç ayrılmak istemeyeceğimi dile getirmeye çalıştı herhalde! Malesef dereotu çok güzel büyürken birdenbire böceklendi ve soldu. Maydanoz da aynı şekilde! Tatile gideceğimizden dolayı yeniden yetiştirmekten vazgeçtim. Eflatun ısırganotum vardı. O kadar güzeldi ki bakmaya doyamazdım, yer sorunundan dolayı bahçesi olan birine verdim. Isırganotu tırtıl ve böceklenmeyi engelliyor diye okumuştum (uydurmuyorsam eğer!) Bu ilk deneyimim olduğu için biraz acemilik var.

Çiçeklerim otlarım beni üzüntülerimden uzaklaştırıyorlar. Çok seviyorum onları. Allah bir gün onların da teselli veremeyeceği üzüntülerden hepimizi korusun. Bol güneşli, neşeli sağlıklı günler dilerim herkese. Balkonumdaki minik bahçeden diğer görüntüler için buraya davetlisiniz. Kek falan varsa getirin mis gibi bir Türk çayı demlerim size. Ne yüzsüzlük bu Allahım, neyse canım ne bulursak yeriz artık. Önceden haber verirseniz hazırlanırım tabi. Derindondurucum da ömrünü tamamladı da bu arada onu da söylemeden geçmeyeyim:)

Tomurcuk tomurcuk açtın gülüm
Yüreklere sevgi neşe saçtın gülüm
Vakti hazan geldi sarardın soldun gülüm
"Yine geleceğim" diye söz vermeseydin
Kahrımdan ölürdüm Gül'üm.

Tuhfe

Çarşamba, Temmuz 09, 2008

Nasreddin Hoca Brüksel`de

Bruksel

İnanın Nasreddin Hocayı gördük Brükselde!

Devamı için buraya bakın...

Salı, Temmuz 01, 2008

Pudding

Hindistancevizi sutlu pudding

Bir yıl önce yaptığım bir tatlı. Avrupa kupası maçını hatırlattı bana :(

Doğum günümde eşim bir fotoğraf makinası hediye etti. İnşaallah bundan sonra (vakit bulabilirsem) güzel fotoğraflar çekebileceğim...

4 kaşık nişasta
4 kaşık şeker
6 kaşık süt
400 ml. hindistancevizi sütü
tarçın

Bütün malzemeyi mikserle çırpın. Kısık ateşte karıştıra karıştıra pişirin. Ocağı iyice kısıp karışım katılaşıncaya kadar karıştın. Ocaktan alıp tekrar çırpın. Kaselere doldurup buzdolabına yerleştirin. Servisden önce tarçın serpin. Ben tarçınlı şekerle süslemiştim.

Afiyet olsun.

Pazar, Mayıs 18, 2008

Biber dolması

Oğlumun cep telefonu ile çekmiştik bu yemeği de bir zamanlar! Sağ alt köşeye bakılırsa ne kadar uzun zaman önce yaptığım anlaşılıyor. Artık onun telefonu ile de çekemiyorum. Bu durum benim hiç hoşuma gitmiyor. Fotoğraf makinasına bir türlü sıra gelmiyor. Daha önce de bahsettiğim gibi evdeki ne kadar alet varsa arka arkaya bozuluyorlar. En son bilgisayar ekranımız bozuldu. İyiki eski bilgisayarın ekranını atmamışım. İşe yaramıyor artık modası geçti, kocaman yer kaplıyor diye düşünüyordum! Çok iyi olmasa bile orta halli bir fotoğraf makinası alsam hiç fena olmayacak!

Bu tarifi de yine "Fas Mutfağı" adlı kitaptan aldım. Kitapta verilen ölçüler bana çok fazla geldiği için tarifi göz kararı yaptım. Bizim damak zevkimize uygun olmadığını düşündüğüm baharatları listeden çıkardım. İlk defa kalın dolmabiberlerden dolma yaptım. Aşağıya esas tarifi yazacağım, isteyen ölçüleri kendine göre ayarlayabilir. Tarifte kabak ve domates de dolduruluyordu ama ben sadece biber kullandım. İç malzeme de çok fazla geldi. Kalan içi de daha sonra pilav niyetine tükettik.

4 domates, 4 kabak, 4 adet etli dolmalık biber (sadece biber kullandım)
2 domates
2 kaşık zeytinyağı
1 doğranmış soğan
2 diş ezilmiş sarmısak
yarım çay k. zencefil
yarım çay k. tarçın (kullanmadım)
1/4 çay k. karabiber
500 gr. kıyma
2 kaşık doğranmış maydanoz
1 kaşık doğranmış kişniş (1 ç.k. toz kişniş kullandım)
2 ç. kaşığı doğranmış taze nane yaprağı
55 gr. kırık pirinç (normal pirinç kullandım)

Sos için:
1 büyük domates
1 kaşık zeytinyağı
1 rendelenmiş soğan
1 diş ezilmiş sarmısak
yarım ç.kaşığı biber
1/4 ç.k kimyon
2 kaşık salça
1 kaşık şeker
1 kaşık limon suyu

  1. Dolmalık biberleri ikiye bölelim. Domateslerin kabuklarını soyup yuvarlak yuvarlak dilimleyelim ve bir kenarda bekletelim.
  2. Yağı tencereye koyu kızdıralım. Soğanı kavurduktan sonra, zencefil, sarmısak, tarçın, biberi ve daha sonra kıymayı ilave edelim. Biraz kavurduktan sonra 2,5 ml. su, maydanoz, kişniş, nane ve tuzu ilave edip 20 dakika kadar kısık ateşte pişmeye bırakalım. Pirinci ilave edip 10 dakika daha suyunu çekinceye kadar pişirelim.
  3. Sos için domatesin kabuğunu soyup çekirdeklerini çıkaralım. Domatesi küp küp doğrayalım. Rendelenmiş (1 numaradaki) domateslere ilave edelim. Diğer malzemeleri de ekleyip 125 ml. su ilave edip fırını 180 dereceye ayarlayalım.
  4. Biberleri hazırladığımız içle dolduralım. Üzerine yarım biberi kapatalım. Dilim domates yerleştirip kürdanla tutturalım. Hazırladığımız sosu döküp, biberlerin üzerini alüminyum folyo ile kapatalım. 50 dakika fırında pişirelim. Folyoyu çıkarıp sosdan kaşık kaşık biberlerin üzerine gezdirelim ve tekrar 10 dakika kadar fırınlayalım. Piştiğini kontrol edip fırından çıkaralım.
Afiyet Olsun.

Salı, Mayıs 06, 2008

Bademli Un Helvası ve Çarşaf Böreği


Araya biraz zaman girince tariflerin aslına sadık kalmadığımdan olsa gerek nasıl yaptığımı tam olarak hatırlamıyorum. Mesela bu helvada kıvamı tam istediğim gibi tutturamamış ve ilaveler yapmıştım. Margarin kullanmadığım için sıvıyağ oranını artırdım. Şerbetini suyu kaynatarak akçaağaç şurubu ile karıştırarak yaptım. Aşağıya tarifin aslını yazdım.

Tarifi sevgili Nihan'a ait olan çarşaf böreğini ise üst üste birkaç hafta yaptım. Teşekkür ederim sevgili Nihan bu kolay tarif için.

Malzemeler
100 gr. tereyağ
100 gr. margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı badem
3,5 su bardağı un

Şerbeti için
2 su bardağı su
2 su bardağı toz şeker

Bir tencereye sıvı yağı, tereyağı ve margarini koyup, ocağın ateşini yakıyoruz. Yağlar eriyince, içine ortadan ikiye bölünmüş bademleri ve unu ilave ediyoruz. Orta ateşte sürekli karıştırarak kavuruyoruz. Bademler sararıp, unun kokusu gidince, tencereyi ocaktan alıp ara sıra karıştırarak ılıtıyoruz. Üzerine toz şekeri, soğuk suyu koyup, tencereyi tekrar ocağa alıp 5 dk. kadar karıştırarak pişiriyoruz. İlk sıcaklığı çıktıktan sonra kaşıkla ya da elimizde yuvarlayarak şekil verip servis yapıyoruz. Ben bir kısmını buz kalıplarına doldurup kalıp çıkardım. Daha sonra erittiğim sade çikolataya batırırak kürdanla servis ettim.

Kaynak: Oktay Usta ile Çay Saati



Çarşaf böreği

Cuma, Mayıs 02, 2008

Keukenhof 2008

24 nisan'da kadınlarla Keukenhof'a gittik. Geçen yıl ablamla yine aynı tarihte oradaymışız! Hala fotoğraf makinam olmadığı için cep telefonu ile birkaç görüntü çektim. Kadınlar merkezinin fotoğraf makinası ile de biraz fotoğraf çektim ama henüz onlara ulaşamadım. Gezinin sonunda fotoğraf yarışması olacağını söylediler. Önceden bildirselerdi daha özenle çekerdim fotoğrafları. Merkezin makinası ile çektiklerim arasında güzel kareler varsa katılırım belki! Onlara ulaştığımda Güldeste'de yayımlarım. Şimdilik bu bulanık olanlarla yetineceğiz. Daha puslu görüntüler için buraya tıklayınız.

Salı, Nisan 22, 2008

Meyveli Kek



Geçen yıl yapmışım ancak şimdi yayımlayabiliyorum!

50 gr. fındık
100 gr. ceviz
120 gr. kuru incir
80 gr. turunç k. şekerlemesi (sukade)
100 gr. limon k. şekerlemesi
1 kaşık un
75 gr. kuru üzüm
125 gr. un
3 yumurta
150 gr. şeker
1 çay k. kabartma tozu
bir fiske tuz, kakule, zencefil, muskat cevizi
portakal kabuğu rendesi
1 çay kaşığı vanilya aroması

  1. Ceviz ve fındığı irice robotta çekin. Bir kaba alın.
  2. Robota incirleri, şekerlemeleri ve bir kaşık unu koyup çalıştırın ve bir kaba alın.
  3. Kalan malzemeleri (üzüm hariç) robotta bir dakika çırpın.
  4. Tüm malzemeyi birleştirip karıştırın ve yağlanmış kalıba dökün.
  5. Önceden ısıtılmış fırında 45 dakika pişirin. Kalıbın üzerini alüminyum kağıtla sarıp tekrar 45 dakika kadar pişirin.

Pazartesi, Nisan 14, 2008

Dondurmalı kek ve Soya çimlendirme


Bu tarifte ne yağ ne de kabartma tozu var. Yumurta ile şekerin iyice çırpılmasından elde ettiğimiz hava kabarcıkları kekin kabarmasını sağlıyor. Dondurma ile sunulduğu için de yavan bir tadı olmuyor.

4 yumurta
175 gr. esmer şeker
100 gr. kekun
3 kaşık kakao
5dl. dondurma
Çikolata sosu

23cm çapında ortası delik bir kek kalıbını yağlayın. Yumurta ve şekeri çırpıcı ile iyice koyulaşıncaya kadar çırpın. Eğer el çırpıcısı kullanıyorsanız su dolu bir kabı ocağa koyun ve kaynayan su üzerinde yumurtalarnızı çırpın (benmari).
Elediğiniz unu, kakaoyu karışıma ekleyin ve karıştırın. 180 derecelik önceden ısıttığınız fırında 30 dakika pişirin. Kek soğuduktan sonra kalıptan ızgara üzerine çıkarıp dinlendirin.

Kalıbı yıkayın. İçini streçfolyo (biraz dışarı taşırarak) ile kaplayın. Kekin tabanını tüm olarak 1cm kalınlıkta kesip kenara alın. Keki kalıba oturtup kaşık yardımıyla içini oyun.

Buzluktan dondurmayı çıkarın ve biraz bekletin. Dondurmayı açtığınız boşluğa doldurun. Üzerine kestiğiniz tabanı yerleşitirin.

Kenarlardan sarkan folyoyu kekin üzerini örtecek şekilde hafif bastırarak sarın. Buzlukta iki saat bekletin.

Keki servis tabağına ters çevirerek üzerine istediğiniz herhangi bir sosu gezdirin. Ben bitter çikolata eritip süsledim.

Kaynak: Chocolade


Soya Çimlendirme

Daha önce bildiğiniz gibi değişik tohumlardan çimlendirme yapmıştım. Soya çimlendirmenin diğerlerinden farkı sadece yeşermesini beklemiyoruz beyaz olarak kalıyor.

Gerekli malzemeler: Büyükçe cam kase, lastik, naylon tül (pencere tülü)

3 kaşık soya fasülyesini kaseye koyup üzerine bol su doldurun. Tülü kapatıp lastiği geçirin. 12 saat beklettikten sonra suyu süzdürün. Fasülyeleri iyice durulayıp tekrar süzdürün. Bir kaba ters çevirerek karanlık bir yerde (dolap içi) , oda ısısında 4-5 gün bekletin. Her gün en az iki kez durulayıp suyunu süzdürün. 4-6 gün içinde tüketime hazırdır.
Pencere tülünün temizlik ve sağlık açısından önemi büyük. Tülbent kullanacaksanız eğer sanırım her gün ayrı bir tülbent kullanmanız gerekebilir. Aksi takdirde bakteriler çoğalıp koku yapabilirler. Benim görüşüm bu! Aman ha alimler beni ciddiye almayın bu bir tahmindir sadece!

Salı, Nisan 01, 2008

Ciabatta 2


Bugüne kadar yaptığım en başarılı ciabattam diyebilirim. Süt tozundan mı, yanlışlıkla kullandığım pasta unundan mı bilemiyorum!

1. aşama için malzemeler (ön mayalandırma):

125 gr. organik un
1/2 çay k. pudra şekeri
1/2 çay k. toz maya
1 1/2 dl. ılık su

Bütün malzemeleri bir kapta karıştırıp üzerini kapatıyoruz. Bir gece mayalandırmaya bırakıyoruz. Biraz cıvıkça bir kıvam oluyor. Hamuru karıştırdıktan sonra yanlışlıkla pasta v.s. unu kullandığımı farkettim. Fakat sonuçtan çok memnun kaldım. Bazen yanlışlık yapmak çok işe yarıyor!

2. aşama için malzemeler:

1 kaşık süt tozu
2 kaşık zeytinyağı
375 gr. organik un
1 çay k. tuz
1 çay k. esmer şeker
1 çay kaşığı toz maya
2 1/2 dl. su

Önceden hazırladığımız mayalı hamura, süt tozunu, yağı, tuzu, şekeri, mayayı ve aldığı kadar ılık suyu ilave ederek ele yapışmayacak kıvamda yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. Üzerini kapatarak (2 saat kadar) hamur üç katına çıkıncaya değin mayalandırmaya bırakıyoruz.

Fırın tepsisini yağlayıp un ya da mısır unu serpiyoruz. Hamurumuzu ikiye bölüp dikkatlice sündürerek (25 cm) tepsiye yerleştiriyoruz. Ekmeklerin üzerini kapatmadan ılık bir ortamda 45 dakika kadar tekrar mayalanmaya bırakıyoruz.

(45 dakika sonra "Ay canlarııııım ne güzel kabarmışsınız siz öyle.." diye kendi kendime konuşurken kızım:"Anne, sanki çocuklarını seviyormuşsun gibi..." dedi! )

Önceden 200 derecede ısıttığınız fırında 20-25 dakika pişiriyoruz. Izgarada soğuttuktan sonra afiyetle yiyoruz.

Yakında!

video

Tariflerini en kısa zamanda yazacağım...

Salı, Mart 18, 2008

Limonlu Hindistancevizli Truffel - Kandil Çiçeği





2007-ağustos tarihli bu tarifimi de bugün yayımlamak kısmetmiş. Bunun gibi daha yayımlamadığım ya da fotoğrafını çekmediğim bir yığın tarif var aslında.
Truffel`ları yukarıda gördüğünüz gibi Güvey feneri (Kaapse bessen, Physalis) denilen bir bitki ile süsledim. Sonia abla sitesinde benim bir zamanlar evimi süsleyen bu bitkiden bahsetmiş. (Makro'da şu anda satılıyor)

Ülkemizde, yabani türünün genellikle güvey feneri olarak adlandırıldığı Physalis, Avrupa ülkelerinde ise sarı fener, kibar fener, gelin feneri, olarak biliniyor. Bu isimleri almasının nedeni ise oldukça çekici bir yapıya sahip olan dış görüntüsüdür. Çiçekleri sarı renkli olan bitkinin meyveleri oldukça gösterişli taç yapraklar içinde (kaliks) yer alıyor. Meyveleri çepeçevre saran kaliks sararıp tül görüntüsünü alarak fener izlenimini veriyor...

Yazının devamı için buraya tıklayın.

Limonlu Truffel

1 1/4 dl. krema
250 gr. beyaz çikolata (ince kıyılmış)
4 kaşık limon kabuğu rendesi
140 gr. hindistan cevizi
(Ben ölçüleri yarıya indirerek yaptım)
  1. Kremayı bir kaba koyup ocakta sürekli karıştırarak kaynayıncaya dek pişirin. Kaynar kaynamaz ocaktan alıp çikolataları ilave edin ve çikolatalar iyice eriyinceye kadar karıştırın. Yarım saat kadar soğumasını bekleyin.
  2. Mikserle pürüzsüz bir kıvam elde edinceye kadar çırpın. 2 çay kaşığı limon kabuğu rendesi ve 40 gr. hindistan cevizi rendesini ilave edin. Streç film (saran) serdiğiniz buzluğunuza uygun bir tepsi üzerine karışımdan birer tatlı kaşığı dökün ve dondurun.
  3. Kalan 2 kaşık limon kabuğu rendesi ve hindistan cevizini karıştırın. Buzluktan çıkardığınız truffelları elinizde yuvarlayın ve limon kabuğu rendesi+hindistan cevizi karışımına bulayın.
Yaklaşık 30 adet.

Kaynak: TIP Culinair

Pazartesi, Mart 10, 2008

Öğrenecek çok şey var çok!

( sen ilk önce el işi yazmayı ögren sonra resim koy)

Yukarıda gördüğünüz yorum üzerine uzun zamandır ilgilenemediğim günlüğüme el atma fırsatı yakaladım . "El izi" adlı günlüğüme aldığım bu isimsiz yorum sayesinde benim de gözüme hoş görünmeyen birkaç düzeltme yaptım. Daha önceki başlıkta (EL IZI) kurulumu otomatik yaptığım için haliyle " i" olması gereken harf "ı" olarak göründü.

Yorumu yazan kişi başlığın yazılışına mı yoksa 'el işi'nin bitişik yazılışına mı takıldı bilemiyorum. Evdeki sözlüğümde el işi bitişik yazıldığı için etiketlemeyi de öyle yapmıştım! Bu yorum üzerine TDK'nun sitesine baktığımda orada ayrı yazılışını gördüm.

Yorumcunun üslubu pek hoşuma gitmedi. Bence insan hiç tanımadığı, ilk defa muhatab olduğu bir kişiye birinci tekil şahıs ile hitab etmemeli! İsmini yazma nezaketinde bulunmadığı için tanıdık olup olmadığını da bilmem imkansız!

Bütün hatalarımı düzeltemesem de, göze batanları düzeltme imkanı verdiğinden dolayı yorum sahibine teşekkür etmek lazım...

Benim böyle yanlışlar yapmam çok ayıp çok...

Pazartesi, Şubat 18, 2008

Muzlu Kek

Kızım ve arkadaşları lumpia yaparlarken ben de onlara muzlu kek pişiriyordum. Annemiek'in trene yetişmesi gerekiyordu. Acele ile kekin ara malzemesini de hazırladım ve ben servis etmeden aşağıda görüldüğü gibi düzensizce kesip yemişler. Fakat tadını çok beğenmişler. Annemiek'in fotoğraf makinasıyla akşam akşam çektim. Hazır elime makina geçmişken yaptığım el işlerini de çekmiştim. Onları görmek isterseniz Eli izi'ne bakabilirsiniz.

Muzlu Kek

125 gr. tereyağ
125 ince taneli şeker
2 yumurta
125 gr. kekun
2 muz
pudra şekeri

Ara krema:
50 gr. toz badem
50 gr. pudra şekeri (45 gr. kulandım)
1 muz
yarım limon suyu

Yağ ile şekeri çırpın. Bir yumurtayı kırıp ilave edin ve çırpın. İkinci yumurtayla birlikte bir kaşık un ilave edip çırpmaya devam edin. Kalan unu ve rendelenmiş muzları ilave edip karıştırın.
Keki 18 cm. çapında kalıba döküp 20-25 dakika kadar pişirin. Keki ikiye bölün.
Pudra şekeri ile bademleri ve limon suyunu karıştırın. Soğuttuğunuz kekin üzerine sürün. diğer keki üzerine kapatın. Üzerine pudra şekeri serpipi servis edin (Ertesi güne kalırsa muzlar biraz kararıyor, fakat tadında fazla değişiklik olmuyor).

Cumartesi, Şubat 09, 2008

Çikolatalı Pasta

(Aşağıdaki tarifi aslında geçtiğimiz temmuz ayında yapmışım. Bunun gibi birkaç tane tarif var yayımlayamadığım! Bu arada hala bir fotoğraf makinası almadım!)

Yeni çıkan "helvalı çikolata" nın rağbet görmemesi üzerine ürünü değerlendirmek amacıyla (yutturmak için) yapılmış pasta. İç krema helvalı çikolata ve kremadan oluşuyor. Bunu bir ben bir de eşim biliyordu. Şimdi siz de biliyorsunuz! Aşağıya tarifteki kremanın aslını yazdım fakat o iç kremayı denemedim. Bizim helvalı pasta da iyi yutuldu!


Malzemeler:
150 gr. küp küp kesilmiş tereyağ
150 gr. küçük küçük doğranmış bitter çikolata
200 gr. şeker
200 ml. süt
150 gr. kekun
75 gr. un
1/4 kakao
2 yumurta
pudra şekeri

İç krema:
150 gr. küçük küçük doğranmış beyaz çikolata
60 gr. tuzsuz küp küp kesilmiş tereyağ
1 sarısı-beyazı ayrılmış yumurta
200 ml. sıvı krema

  1. Beyaz çikolatayı su banyosu (benmari) hazırladığınız kapta eritin. Ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Yumurta sarısını çırpıp çikolataya ekleyin. Pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar karıştırın. Ayrı kapta kremayı çırpıp çikolataya ilave edin. Yumurta akını çırpıp karışıma yavaş yavaş ilave edin. Karışımı buzdolabına kaldırın.
  2. Bir tencerede, yağ, çikolata, şeker ve sütü ağır ateşte çikolata ve şeker eriyinceye kadar karıştırın. Bir kenarda ılınmaya bırakın. Unları, ve kakaoyu bir kapta karıştırın. Çikolatalı karışıma unları ilave edip karıştırın. Yumurtaları teker teker karışma ilave ederek karışımı iyice çırpın. 22 cm çapındaki kalıba karışımı dökün. 75 dakika (fırınınızın ayarına göre süre değişebilir) 160 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirin. Izgarada soğumaya bırakın.
  3. Keki ikiye bölün. Alt keke beyaz kremayı sürün ve üst keki yerleştirin. İki saat buzdolabında bekletin. İsterseniz pudra şekeri serperek servis edin. Ertesi gün daha lezzetli oluyor.
Kaynak: Chocolade Fijnproevers

Cumartesi, Ocak 19, 2008

El izi: Günebakan

El izi: Günebakan

Artık günlüğüme yavaş yavaş dönmenin zamanı geldi diye düşünüyorum. Dilim söylese de gönlüm henüz hazır değil sanki. Soğudum biraz ara verince.

Ayçiçeğimi görmek isterseniz buraya tıklamak yeterli.