Çarşamba, Kasım 30, 2005

Kuru fasulye köftesi











Ziyafet dergisinde gördüğüm "Adana'nın Tahinli Sarması" nı ne zamandır yapmak istiyordum. Hazır evde tahin bulmuşken hemen denedim. Tahin buldum ama bu kez derin dondurucuda haşlanmış nohut kalmamış. Onun yerine haşlanmış kuru fasulye kullandım. Tadı pek hoşuma gitmediği için tarifi buraya yazmak istemedim. Lahana sarmasından artan fasulyelerle köfte yaptım.

Kuru Fasulyeli Köfte

1 kase haşlanmış kuru fasulye
1 haşlanmış havuç
3 haşlanmış patates
1 kuru soğan
1 yumurta
2 kaşık un
galeta unu
salça
kekik, karabiber, pulbiber, tuzot

Havuç, kuru fasulye ve patatesleri robottan geçirelim. Salça, yumurta, un ve baharatları da ilave edip karıştıralım. Hamurdan kaşıkla alıp galeta ununa bulayalım. Elimizle düzgün şekiller verip kızgın sıvı yağda hafif kızartalım. Kızarttığımız köfteleri kağıt havluya çıkaralım.

* Köfte, kurabiye, börek ne olursa olsun normalinden fazla pişirme gibi bir alışkanlığım vardır.

Havlu Kenarları



Pazartesi, Kasım 28, 2005

Kısır

Kısır da tarif edilir mi değil mi! Dünyanın en kolay yemeği. Ne bulursanız evde, ister çiğ ister kavrulmuş kısıra yakışır malzemeleri ıslatılmış ince bulgurla harmanlayınca oldu bitti. Acılı mı, ekşili mi, bol baharatlı mı nasıl severseniz!

Kelebek tablocuk


Daha önce size bayan Gini'nin boncuklarla kelebek işlediğinden bahsetmiştim. Bakın kelebeğimizin son hali!

Pazar, Kasım 27, 2005

Batan Güneş


Geçen gün Nilüfer'in günlüğünde güneşin doğuşunun görüntülendiği çok güzel bir fotoğraf gördüm. Nilüferden bir gün önce ben de balkondan güneşin batışını yakalamıştım.

Cumartesi, Kasım 26, 2005

Patikler


Dün burada çok kötü bir hava vardı. Gün boyunca yağmur, rüzgar olanca şiddetiyle esti savurdu. Kış şiddetli geçeceğe benziyor! Allah yakacağı evi barkı olmayanları korusun.
Diğer bloglarda patikler görmüştüm, bu vesile ile bana hediye verilen ve satın aldıklarımı sizlere göstermek istedim. Nasıl yapıldıklarını bilmiyorum. Bir fikir edinilmesi açısından faydalı olabilir sanırım.

Perşembe, Kasım 24, 2005

Portakal pelteli tart

Bu tarifi Ziyafet dergisi'nden almıştım.

Malzemeler:
yarım paket margarin (sıvı yağ kullanmıştım)
2 yumurta, 2 su bardağı un
3 çorba kaşığı tozşeker
1 çay kaşığı kanbartma tozu

Üzeri için:
1 portakal
2 su bardağı portakal suyu
2 çorba kaşığı mısır nişastası
1 çay bardağı toz şeker
  • Margarin, yumurta ve toz şekeri bir kapta karıştırın. Un ve kabartma tozunu ilave edip yumuşak bir hamur yoğurun. Üzerini nemli bir bezle örtüp dinlendirin. Tart kalıbını yağlayın.
  • Hamuru tart kalıbı genişliğinde açıp kalıba yayın. Hamura çatalla delikler açın. Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında 15-20 dakika kadar pişirin.
  • Portakalı soyup dilimlere ayırın. Tart soğuyunca üzerini portakal dilimleri ile süsleyin (ben portakalsız yapmıştım)
  • Mısır nişastasını çok az su ile eritip tozşeker ve portakal suyunu ekleyerek karıştırın. Kısık ateşte krema kvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirin. Ilınınca tartın üzerine gezdirerek dökün. Soğuduktan sonra servis yapın.
Ben hindistan cevizi ve portakal kabuklarından yaptığım bir gül ile tartı süsledim. Gülümü bir kaç gün mutfakta dekor olarak kullandım.

Salı, Kasım 22, 2005

Fayansım

Daha önce seramik müzesinde yaptığım çalışmadan bahsetmiştim. Yukarıdaki fayansı çok kolay yapacağımı sanmıştım ama işin başına geçtiğimde hiç de öyle olmadığını anladım. Belki televizyonda görmüşsünüzdür, ilkönce model kağıda çizilip iğne ile modelin üzerine delikler açılıyor. Bu patronu obje üzerine yerleştiriyoruz, bir pamuğu kömür tozuna batırıp (odun kömürü tozuydu galiba) kağıdın üzerine sürüp tozların obje üzerine geçmesini sağlıyoruz. Benim fazla vaktim olmadığı için orada hazır olan lale desenli kalıbı kullandım. Siyah özel bir boyaya yine özel bir kontür fırçası ile lale deseninin kontürünü geçtim. Desenin içini de yine yumuşak bir fırçayla boyadım. Farklı tonlarda renk elde edebilmek için su miktarını artırmak gerekiyor. Ben sulu boya gibi kolay çalışacağımı zannetmiştim ama yapılan hataların dönüşü olmadığını anladım. Seramik o kadar çabuk suyu çekiyorki boya hemen kuruyuveriyor. Mümkün olduğunca çok açık tondan başlayıp koyuya doğru renklendirme yapmak en akıllıca olanı. Ben bu ilk çalışmamda bunları öğrendim. Boyama işlemi bittikten sonra atölyeye objemizi fırınlanmak ve sırlanmak üzere bırakıyoruz. Aşağıda gördüğünüz fırınlanıp sırlanmış hali. Belki hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz. Daha güzel renklerde büyükçe bir tabak ya da vazo boyadığımı düşünenleriniz olmuştur, atölyede de küllük, minik vazo, fayans ve kolye uçlarından başka seçeneğimiz yoktu.


Pazar, Kasım 20, 2005

Fıstık ezmeli kurabiye



Bu tarifi defterime nereden kaydettiğimi yazmamışım. Kaynak belirtemediğim için üzgünüm. Bilen varsa ve bildirirse sevinirim.

Malzemeler:

110 gr. (1/2 bar.) oda sıcaklığında tereyağı
55 gr. (1/4 bar.) fıstık ezmesi
230 gr. (1 bar.) esmer şeker
1 yumurta
2 bardak un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya

Yapılışı:
  1. Kaseye un, kabartma tozunu ekleyin.
  2. Mutfak robotunda tereyağı, şeker ve fıstık ezmesini iyice karıştırın.
  3. Yumurta ve vanilyayı da ekleyip karıştırın.
  4. Önceden hazırladığımız unlu karışımı yavaş yavaş ekleyip yine karıştırın.
  5. Yağlı kağıda şekiller vererek yerleştirin.
  6. 180 derecelik fırında 12 dakika pişirin.

Oğluma♥♥♥♥♥♥Seni Seviyorum♥♥♥♥♥♥♥

Oğluma doğum günü pastasını kendim yapmayı düşünüyordum. Ama kendimi iyi hissetmediğimden dolayı ertelemek zorunda kaldım. Dün saat 16.00 civarı marketlerde pasta arayışına çıktım. Pasta satan bir tane pastacımız var, orada da hiç bir tane bile pasta kalmamıştı. Doğum günü için her yerde olduğu gibi önceden sipariş vermek zorundasınız. Saat 17.00'de mağazalar kapanır ve pazar günü de kapalıdır. En iyisi şehir merkezine gitmek diye düşündüm. Eve doğru hızlı hızlı yürüdüm, bisikletle bu işi hemen hallederim derken tekerinin patlamış olduğunu gördüm.
Tramvay durağına gittim. Büyükçe bir markette oğlumun yiyebileceği bir pasta buldum. Aman allahım kasaları görmeliydiniz 10 dan fazla kasa ve hepsinde inanılmaz kuyruk. Arka taraflardaki kasalarda sıra az gibi görünüyordu onlardan birinde yerimi aldım. Kasalar bir tuhaf geldi, kendimi hava alanında bagaj kontrolündeymişim gibi hissettim. Eşyalarımızı koyduğumuz hareketli bandlar vardır ya bir taraftan eşyalarınızı koyarsınız tarayıcıdan geçer ve öbür taraftan geri alırsınız... bir de ne göreyim kendimiz aldığımız ürünleri tarayıcıya tutup banda koyup kredi kartı ile ödeme yaptıktan sonra diğer taraftan alışverişimizi çantamıza dolduracakmışız... İlk defa karşılaştım böyle bir ödeme sistemi ile. Ödeme yaparken işlemleri bilemediğim için yardım ettiler, faturamı acele ile alırken bir parçası yırtılmış kasada kalmıştı. Çıkışa doğru yürüdüm, kapı bana açılmıyor... müşterilerden biri faturamın en önemli kısmının olmadığını o olmadan dışarı çıkamayacağımı, ödeme yaptığım kasaya gidip aramamı söyledi. Şükür acemiliğimi anlayan bir bayan kasanın üzerine koymuş kağıdı. Onu da aldım ve tekrar kapıya gittim, eee yine açılmıyor kapı... Offf off, daha sonra görevli; kapının yan tarafında bir tarayıcının olduğunu faturamı oradan okutmam gerektiğini söyledi ve nihayet...Böylelikle "kendin al, kendin işlem yap" sistemini öğrendim.

Eve gelene kadar pastanın haşatı çıktı tabi...Ben de pastanın orjinal süslerini kaldırıp kendim dekore etim. Badem ezmesi şekerleri pastanın üzerine dizdim. Kenarlarına da çikolatalar yapıştırdım. Böyle daha güzel oldu bence.

Salı, Kasım 15, 2005

Hurma-Ye



Cevizli Hurma Pastası/Keki

Tarifte pasta yazıyordu ama kek de denebilir.

Malzemeler:
100 gr. (çekirdeksiz hurma)
1 rendelenmiş portakal kabuğu
2 poşet earl grey (limon kokulu çay,Beğ armudu'ndan/Meyvesinin kabuklarından esans elde edilen bir cins turunçgil/citrus bergamia)
100 gr. tereyağ
100 gr. esmer şeker
2 çırpılmış yumurta
2 çay kaşığı bal
100 gr. kendinden kabartma tozlu un
isteğe bağlı miktarda tarçın, kaküle v.s.
100 gr. ceviz
100 gr. suda bekletilmiş kuru üzüm

Yapılışı
  • Hurma ve portakal kabuğu rendesinin üzerine sıcak Earl Grey çayını döküp bir gece bekletin.
  • Suyu döküp hurmaları kağıt peçete ile kurulayın (ben hurmaların kabuklarını soydum).
  • Şeker ve yağı karıştırıp yavaş yavaş yumurtaları ekleyip balı da ilave edin.
  • Unu eleyip baharat ve bir çimdik tuzla harmanladıktan sonra yağ karışımına ekleyin.
  • Yavaş yavaş dövülmüş ceviz ve hurmaları ilave edin (benim kullandığım hurmalar çok küçüktüler).
  • Yağlanmış fırın kalıbına karışımı döküp 35 dakika pişirin.
  • Kahve ya da çayın yanında servis yapın (ben kekin ortasını marzipanlarla doldurdum)


Hurmalı Tatlı (dessert)

Malzemeler:
115 gr. hurma
275 gr. yoğurt
2 muz
50 gr. ceviz

Yapılışı:
  • Çekirdeğini çıkardığınız hurmaları yoğurdun (cıvık) içine koyup bir gece buzdolabında bekletin.
  • Muzları dilimleyip yoğurda ekleyin.
  • Servis tabaklarına yoğurdu paylaştırın ve üzerine ceviz serpip direk servis yapın.


Hurma şekerleri/topları

Malzemeler:
50 gr. hurma
50 gr. tahin
50 gr. soya unu
50 gr. kuru üzüm
25 gr. kavrulmuş susam
2 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi

Yapılışı:
  • Hurmaları temizleyip minik minik doğrayın.
  • Soya ununu tavada biraz kavurun.
  • Susam hariç tüm malzemeleri karıştırıp top şekli verin.
  • Susama batırıp servis yapın. (ben kürdanların üzerine çikolata kaplı üzümleri yerleştirip tabağın kenarlarını renkli fıstık şekerlerle süsledim, bir gün bekletip ertesi gün yerseniz daha lezzetli oluyor)

Cuma, Kasım 11, 2005

Ne kadar sanalız!












Alles tonen









Sevgili Dharma'nın başlatığı "ne kadar sanalım!" sorularına cevaplar:


1- Günde ortalama olarak kaç saat internettesiniz?
3 saat.
2- Herhangi bir messenger kullanıyor musunuz? (hangisi)
Pek kullandığım söylenemez bazen, msn, yahoo yeni açtık ve bir kişi mevcut.

3- Kaç tane mail adresiniz var?

2 tane.
4- Sizinle bütünleşen bir (kod adınız) nicname'iniz var mı?
Var.

5- İnternet ortamında tanışıp, gerçek yaşamınızda pekişen arkadaşlıklarınız var mı?

Var.

6- İnternet üzerinden alışveriş yapıyor musunuz?

Hayır.
7- Lütfen şu cümleciği iki saniye düşünüp aklınıza ilk gelen cümleciği yazınız;
"ya internet olmasaydı".... Fazla bir şey kaybetmezdim. Bu bağımlısı olmadığım anlamına gelmesin. Olmasaydı da ben uğraşacak bir şeyler bulurdum kendime. Blog arkadaşlarıma çok alıştım bir gün internete girmesem bir şeyler eksikmiş gibi geliyor.

Bu sefer çok kişiyi sobelemeyeceğim, Wendy, bloglarını yeni farkettiğim arkadaşları sobelemek isterim izin verirlerse Hülya hanım ve Derya.

Pazartesi, Kasım 07, 2005

Çörek




Gerekli Malzeme:
1 çorba kaşığı toz maya
1 tatlı kaşığı tuz
1.5 su bardagı sıvı yağ
1 su bardağı haşhaş
1 yumurta
Aldığı kadar un ( 6 bardak kadar)
  • Mayayı 1 fincan ılık suda bekletin. Unu bir kaba alıp mayayı su ve tuzu ilave edin. Gerekirse biraz daha su ilavesiyle kulak memesi yumuşaklaığında bir hamur yoğurun. Üzerini nemli bir bezle örtüp 1 saat mayalanmasını bekleyin.
  • Hamurdan elma büyüklüğünde parçalar koparıp 6 beze yapın. Her bir bezeyi unlayarak orta kalınlıkta yufkalar açın.
  • Yufkaların üzerine sıvıyağ sürüp haşhaşı yayın. Yufkalaları tekrar toplayıp beze haline getirin.
  • Hazırladığınız bezeleri tekrar açın. Bu yufkaları üçer üçer üst üste yerleştirin ve uzunlamasına 4 parça halinde kesin. Böylece 8 parça şerit elde edin.
  • Her bir parçayı burgu şekline getirin. Yağlanmış fırın tepsisine istediğiniz şekli vererek yerleştirin.
  • Hazırladığınız hamurun üzerine yumurta sürün. Önceden ısıtılmış 160 derece ayarlı fırında üzeri kızarıncaya dek pişirin.
(Ben hamurun hepsini haşhaşlı yapmadım. Bazılarının üzerine susam, çörekotu, kekik serptim)

Kaynak: Ziyafet Dergisi (yöresel lezzetler)